Alman Hamamböceği

(Blatella Germanica) 0.5-1 cm boyunda, kahveregi, en hızlı üreyen hamam böceğidir. Bıraktığı bir pakette 40-48 civarında yumurta vardır. Bir dişi yılda 30.000′i bulan sayıya ulaşabilir, ömrü bir yıldır. Kuru ve sıcak yerleri sevdiği için halk arasında KALORİFER BÖCEĞİ’de denir. Çok pistirler ve her şeyi yerler. Her pisliği, mikrobu taşır ve bulaştırırlar. Gıda, su ve sıcağa ihtiyacından dolayı insan olan her yerde aktiftir. Evlerde ilk yerleşeceği yer mutfak ve banyolardır. Hemen hemen bütün zamanını yuvalarında, delik ve çatlaklarda saklanarak geçirirler, karanlığı sever ve geceleri aktiftirler, çok dayanıklıdırlar, ilaçlara çok çabuk direnç kazanırlar. Binada 10 kata bir gecede çıkabilirler. Marketten ufak bir poşet içinde veya bir yumurta paketinde evinize gelebilir.

“Dizanteri, gıda zehirlenmeleri, Verem, Gastroenteritis, Antrax, Pnomoni, Hepatit, Mantar hastalıkları, Astım, allerjik reaksiyon gibi çeşitli hastalık mikroplarını taşır ve bulaştırırlar.”


 

Amerikan Hamamböceği (Preiplanata Americana)

Erginleri ortalama 2-3 cm boyunda kanatlı kırmızımsı kahve renginde en büyük hamam böceği türüdür. Bütün insanların yediği ve yemediği her şeyi yerler, kağıda kadar. İçinde 14–16 yumurta bulunan paket yaparak her mevsim ürerler. Genelde toplu koloniler halinde yaşarlar, 15 ay kadar ömrü vardır. Nemli, sıcak ve pis yerleri severler kanalizasyon, kazan dairesi, depo, bodrum, toprak altı galerileri ambalaj içleri gibi yerleri istila ederler. Genelde endüstriyel işletmelerde çok görülürler.

“Dizanteri, Gıda zehirlenmeleri, Verem, Gastroenteritis, Antrax, Pnomoni, Hepatit, Mantar hastalıkları, Astım, Allerjik Reaksiyon gibi çeşitli hastalık mikroplarını taşır ve bulaştırırlar.



 

Oryantal Hamamböceği (Blatta Orientalis)

1–1,5 cm uzunluğunda parlak siyah renklidir. Erkeklerde iki kahve renkli kanat vardır. Dişiler oval erkekler ise daha ince yapıdadır, halk arasında KARAFATMA olarak da anılırlar. Genelde lağım sistemi, bodrum, depo, bina boşlukları ve daha az olarak ta ev içlerinde yuvalanırlar. Havalar ısınınca komşu binalara kadar her yeri istila ederler, kış aylarında ana yuvalarına çekilirler. Ömrü 6 aydır, her türlü gıda ve organik maddeyi yerler. “Dizanteri, Gıda zehirlenmeleri, Verem, Gastroenteritis, Antrax, Pnomoni, Hepatit, Mantar hastalıkları, Astım, Allerjik Reaksiyon gibi çeşitli hastalık mikroplarını taşır ve bulaştırırlar”.

 



Karınca

2-4 mm büyüklüğünde siyahtan kahverengiye, kırmızıdan siyaha kadar renklerde bir çok karınca türü vardır. Kanatlı karınca türü ise 5-8 mm uzunluğunda kahverengi olup iki adet uzun kanadı vardır.Yuvalarını su ve yiyecek kaynaklarına yakın yaparlar ve rotaları da bu eksendedir. Ev içinde görülenler genelde işçi karıncaların yiyecek aramalarından kaynaklanır. Süpürgelikler ile çatlaklarda, deliklerde, saksı içlerinde yuvalanırlar. Koloniler halinde yaşarlar.

“Salmonellosis ve staphilacoc enfeksiyonlarına sebep olurlar.”



Karasinek

0.5-1 cm boyunda siyah gri renktedirler. Çöp ve gübre gibi nemli organik madde bulunan yerlere 100-150 tanesi yığın halinde yumurtalarını bırakır. Çıkan larvalar organik maddelerle beslenir ve sıcak havada ortalama 7-8 günde sinek olarak uçar. Çok çabuk ürerler. Her türlü gıda ve çöp artıklarıyla beslenirler ve ortalama 3 km uçarak çevrede insanların yaşadığı her yeri istila ederler ve vucutlarında çok çeşitli hastalık mikropları taşıdığı için her dolaştığı şeye mikrobu bulaştırırlar. Zira her 5 dakikada bir gezdiği yerlere dışkı bırakırlar.

“Kolera, Diare, Dizanteri, Hepatit, Çocuk Felci, Gıda zehirlenmeleri, Selmonellosis, Verem gibi hastalıkları bulaştırır.”



 

Sivrisinek

Anofel ve Küleks olmak üzere iki ana gruba ayrılır ve birçok türleri vardır. Temiz,sıcak, serin, kirli her türlü su birikintilerinde ürerler, Yumurtalarını su birikintilerine tek tek ve grup halinde bırakırlar. Larva ve Pupa (kurtçuk) döneminden sonra uygun ısıda 8-9 günde ergin sinek haline gelir. Dişileri yumurtlamak için canlı kanı emmek zorundadır. Bu sebeple insanları çok rahatsız ederler. Nemli ve loş ortamlarda barınırlar. Geceleri faaliyet gösterirler. Erkekleri meyve ve bitki özsuyu ile beslenirler. En az 3 km uçarak ürediği yerin çok geniş mesafelerine kadar yayılırlar ve canlıların yaşadığı ortamda yoğunlaşırlar.

” Anofeller Sıtma hastalığını yaymada rol oynar. Ayrıca Fil hastalığı, sarı humma, Nil humması, Beyin iltihabı gibi hastalık yayılmasında da önemli rolleri vardır.”



 

Pire

Siyah kahverenkli, 2 mm boyunda katlı yapılı altı bacaklı olup vücudunda ve bacaklarında kılları bulunur. Sıçrayan yapıdadır, dikey 20 cm, yatay 40 cm zıplarlar. Hayvan, insan, toz ve kuş piresi şeklinde türleri vardır. Çok çabuk popülasyon yaratır, haftada 2,000 yavruya ulaşabilir.yumurtalarını toz, toprak içine ve zeminlere dağınık vaziyette bırakır. Uygun ısıda 8 –10 günde evrimleşerek pire olur, ısı yeterli değilse 80–90 güne kadar uzar. Yumurtlamak için kan emerler bu sebeple canlıya ve insana hemen anında hücum ederler canlı üstüne çıktığı için evlere kolay taşınır, geceleri uyutmaz ısırır, ciltte noktacıklar halinde ısırık izleri çamaşırda kahverengi pisliğinin lekeleri gözlemlenebilir. En çok hayvanların dinlenme alanlarında görülür ve ürerler. Tifüs ve Veba hastalığı bulaştırırlar.



Tahtakurusu

Erişkin tahtakurusu oval, yassı, çok ayaklı 2 – 5mm boyunda, pas kırmızısı rengindedir. Ezilince pis kokar ve kan çıkar. Erginleri hiç beslenmeden 550 gün yaşayabilirler.

Kümeler halinde 200 civarında yumurtayı yapıştırarak çatlaklara bırakırlar evlerde insanın yaşadığı yatak odaları, çekyat, dolap içleri, karyola yatak kenarları, duvar delikleri ve tahta aksam ayrıkları ile yatakhaneler gibi yerlere yuvalanırlar insanları ısırıp ağırlığının 5 –6 katı kan emerler, emdiği yer şişer ve çiban gibi kızarır. Özellikle geceleri aktiftir, insana uykuda hemen hücum eder, evden eve eşya ile yayılır. Pasteurella pestis, allerjik reaksiyonlar M.Leprae, Bacillus anthracis, B.Recurrentin gibi bir çok hastalığı bulaştırırlar.



Bit

Çok küçük sarı renkte 2-5 mm boyunda dış parazittir. memelilerin ve insanların vücudunda kanlarını günde 2-3 kez emerek yaşarlar. Erişkinler uzun süre gıdasız yaşayabilir. Baş, vücut ve kasık biti şeklinde çeşidi vardır. Saç ve çamaşırlara yumurtasını (sirkesini) kuvvetlice yapıştırır. Kasık biti kasık arasında deri içine girip yerleşir.Yaşanılan ortamdaki eşya ve kişinin şahsi eşyası ile de yayılırlar. Ev içi ve okul gibi toplu yaşama alanları da kolay bit yayılma yerleridir.

Kış ve temizliğin yetersiz olduğu ortamlarda sıkça görülür. Bitlerin ısırdığı yerlerde şiddetli kaşıntı olur.Deri koyu esmerleşir, leke ve papuller oluşur. Buralarda bakteriler yerleşirse fronkülosis impetigo gibi enjeksiyonlar oluşur. Tifüs ve hummalar gibi önemli hastalıkların da etkenidir.



Arı

0,5–1 cm boyunda altın sarısı ve kahverengi dalgalıdır. Bal ve eşek arısı gibi türleri vardır. Duvar deliği, ağaç, çatı arası ev gibi yerlere petek yuva yaparak yerleşirler. Grup halinde yaşar çiçeklerden polen ve nektar toplar, depolar kışın bununla beslenirler. İnsanları ısırarak alerjik reaksiyona sebep olurlar.



 

Çiyan

3–10 cm büyüklüğünde 2-8 mm eninde yassı halkalı etrafında 17 çift anteni olan zehirli canlılardır. Gündüzleri evlerin nemli, loş ve karanlık yerlerinde, taş altlarında, deliklerde gizlenirler. Geceleri dolaşır, böcek ve solucanlar ile beslenir, insana saldırmazlar.

“Çıplak ayakla dolaşırken, terlik, ayakkabı giyerken sokarlar. Isırdığı yerde bir birine benzeyen iki tane koyu renkte iz görülür ve örümcekteki gibi zehirlenme belirtileri ortaya çıkar.”

 

 



 

Akrep

2,5–5 cm civarında türüne göre siyah, sarı, kahverengi, mavi olabilir. Böceklerle beslenirler. Genelde taş duvar kovuklarında, toprak deliklerde, bodrum, çatı, ahşap bina, depo, moloz yığını gibi yerlerde yuvalanırlar. Yuva ve yiyecek bulmak için binalara yaklaşır veya girerler. Ev içine girince yatakta, ayakkabı içi gibi her yerde rastlamak mümkündür. Geceleri aktiftirler. Gündüzleri karanlık ve serin yerlerde, yuvalarında geçirirler. Bahar ve sonbahar yağmurlarıyla aşağıdaki yuvalarını su basınca bina içerisine girişleri sıklaşır.

“Çok zehirlidirler. Koruma içgüdüsüyle temas edince sokarlar. İnsanlarda hayati tehdit oluştururlar.”



 

Güve

3 mm boylarında küçük ve oval böceklerdir. Bunlar insanlara zarar vermez ama kişisel eşyalara, giysilere zarar verirler. Güveler hayvan kılından yapılmış her türlü eşya üzerine yerleşirler ve yerler.

(Kaşmir, yünlü, ipekli giysiler gibi)



 

Kulağakaçan

Evlerde yarık ve çatılarda saklanır ve genellikle geceleri dolaşır. Bitki artıkları, ölü hayvan ve böceklerin parçaları ile beslenirler. Seri hareket ederler.



 

Kırkayak

Bina içerisinde; bodrumda, katlarda ve evlerin balkonlarında, bina dışarısında; rutubetli yerlerde, yaprak altı ve gübrelik yerlerde yaşarlar.

 

 

 

 

 



 

Ağaçkurdu ve Mobilya Böceği

Ağaç kurdu eski tahta eşyada, pencere, kapı, parke ve mobilyanın ağaç aksamlarında yerleşir ve dehlizler açarak ilerler. Bu arada kemirdikleri ağacın tozları dışarı dökülür. Bazen geceleri sessizlikte, delik açarken sesi duyulabilir. Mobilya böceği büyük toplu iğne başı büyüklüğünde, kahverengidir. Özellikle mobilyaların kumaş ve içindeki dolgu maddeleri (kamış, saman, ot vs.) arasında yuvalanırlar. Kumaşı deler, yıpratır, ölenleri mobilyanın altına dökülür.



Fare

Çok küçük 3 cm civarındadırlar ve fındık faresi olarak ta anılırlar, renkler igenelde gridir, büyük kulakları, küçük gözleri ve burunları vardır. Pislikleri siyah pirinç büyüklüğünde ve ovaldir. Pisliğini etrafa saçar, yuvasını gıda merkezlerine yakın oyuk ve boşluklarda yapar, ev ve iş yerlerine yerleşir, çok iyi tırmanıcı ve sıçrayıcıdırlar. Çok çabuk ürerler, gebelikleri 18-21 gün sürer ve her seferinde 5-8 arası yavru yaparlar. Yılda 5-10 döl verir. Çok güçlü koku duyuları vardır. Yetişkin bir ev faresi 0.5 cm delikten geçer ve 4 metre yüksekten atlayabilir.



 

Çatı Faresi

Ergin çatı faresi, kuyruğu hariç 16-21 cm boyunda ve 80-300 gr ağırlığındadır. Sivri burunu, iri kulak ve gözleri olup, kahverengi veya siyah tüylere sahiptir, çok iyi tırmanıcıdırlar. Bina içleri ve altında, çatısında, çöp ve odun yığınları içinde yaşarlar. Erginlerin dışkıları lağım faresinin dışkısı gibi fakat sivri uçludur. Çatı fareleri 4 ayda ergin hale gelir ve 12 ay yaşarlar. Bir keresinde 4-8 yavru doğurur ve yılda 6 döl verebilirler. 12 mm den büyük aralıktan kolayca geçebilirler.